Hepsinin yürek sızlatan bir hikayesi var: Kimi baltalı saldırıya kimi tecavüze uğradı! « MedyaPress

21 Haziran 2021 - 13:39

Hepsinin yürek sızlatan bir hikayesi var: Kimi baltalı saldırıya kimi tecavüze uğradı!

Engelli ve Muhtaç Hayvanları Yaşatma ve Koruma Derneği’nde 410 kedi ve köpek, yaşama tutunmaya çalışıyor. Kimi baltalı saldırıya uğramış, kiminin ise dikkatsiz sürücü nedeniyle hayatı kararmış… Veteriner hekim Ersen Sarıkoca, “İnsan olarak en büyük engelimiz sevgisizlik. Burada en büyük engelleri sevgiyle aşmaya çalışıyoruz” dedi.

Hepsinin yürek sızlatan bir hikayesi var: Kimi baltalı saldırıya kimi tecavüze uğradı!
Son Güncelleme :

15 Mayıs 2021 - 13:55

Hayvanların travmasının genellikle insan kaynaklı olduğunu belirten Veteriner Hekim Ersen Sarıkoca, şu bilgileri verdi:

* Yaşam merkezimizde darbeye, şiddete bağlı travma yaşayan, kurşunlanmış, baltalı saldırıya uğramış, kulakları, patileri kesilmiş, köpek dövüşlerinde kullanılmış, tecavüz ve tacize uğramış birçok hayvan var.

* Bu hayvanlar, insanlar tarafından bu denli zarar gördükleri halde buraya geldikten sonra yine bir insan tarafından sevilmeyi öğrenebiliyor. Çünkü köpeklerin, insanlardan en büyük farkı art niyetleri olmaması ve kötülüğü çok çabuk unutabilmeleri.

* Hafızalarında kötülüğü tutup, insanlardan intikam alma gibi bir duyguları yok. Onlar sevgiye sevgiyle kısa sürede karşılık verebiliyor.

Ardahan’da 2019 yılında dövüştürüldüğü köpeğin sahibi tarafından saldırıya uğrayan köpeğin omurgasında balta yarasına bağlı kocaman delikle yaşam merkezine getirildiğini anlatan Sarıkoca, “Ağır yaralı olarak gelen köpeğimizin çok şükür tedavisi tamamlandı. Yaşadıklarına rağmen insan canlısı bir köpek olarak hayatına devam ediyor. Çünkü bir köpek siz ona ne verirseniz onu alıyor” dedi.

KULAKLARI KESİLDİ, DİŞLERİ SÖKÜLDÜ

Sarkoca, kulakları makasla kesilip, şiddet uygulanan pitbull cinsi ‘Turbonazın dramını da anlattı: ‘Turbonaz’ın bize gelene kadar ne yazık ki yaşamadığı sıkıntı kalmamış. Kulakları makasla kesilmiş. Köpek dövüşlerinde kullanılmış, geldiğinde dövüşlerden kalan birçok yarası ve izi vardı. Tedavi gördüğü halde izlerin bir kısmı hâlâ duruyor. Bir deri bir kemik olarak bize gelen ‘Turbonaz’, dövüş köpeklerinin önüne dişleri çekilerek yem olarak atılmış. Birçok sıkıntı yaşamasına rağmen insanlarla hiçbir problemi yok. İlk defa gördüğü insanlara bile göbeğini açar, kuyruk sallar, kendini sevdirir.”

Hayvana şiddetin yaptırımının ağırlaştırılması gerektiğine vurgu yapan Sarıkoca, “Yaptırımlar etkisiz ve çok yetersiz. Maalesef toplumda, ‘o hayvan, ne olacak ki’ gibi yanlış bir inanç var; ama bilmiyorlar ki bu işkenceyi yapan insanlar normal psikolojiye sahip değil. Bugün hayvana şiddet gösteren bir kişi, yarın bir insana şiddet gösterebilir ve bu şiddetti alışkanlık haline getirebilir. Bu konuda birçok bilimsel makale bulunmaktadır” ifadelerini kullandı.

“HAYVANLARIN DESTEĞE İHTİYACI VAR”

Engelli ve ağır hasta olan hayvanların bakım ve tedavi masraflarının maliyetli olduğunu ve insanlardan yeterli desteği göremediklerini söyleyen veteriner Sarıkoca, “Ağır ve kronik hastalığı bulunan hayvanların özel mamalar tüketmesi gerekiyor. Ayrıca çeşitli ilaçlar ve tedavilerin düzenli olarak yapılması ve belli aralıklarla rutin kontrollerin, kan testlerinin yapılması gerekiyor. Bunların hepsini üst üste koyduğunuzda bu hayvanların bakım ve tedavi masrafları oldukça maliyetli oluyor” diye konuştu.

“HER CANLININ YAŞAM HAKKI VARDIR”

Hayvanların yasada mal olarak korunduğunu, bu yüzden bir can taşıdıklarının göz ardı edildiğini kaydeden Encander Başkanı Zühal Kadıoğlu da şöyle konuştu:

* Hayvanlara şiddet uygulayan, öldüren kişilere kalıcı bir yaptırım uygulanmamaktadır. Bu kişilere uygulanan yaptırım ne yazık ki para cezasıyla sınırlandırılmıştır.

* Biz yaşam hakları savunucuları olarak hayvanlara yapılan her türlü şiddetin mutlaka hapis cezası alması ve/veya bu kişilerin sosyal sorumluluk projelerinde çalıştırılıp hayvanlar ile iletişime geçmelerinin sağlanması, hayvanların ihtiyaçlarını gidermek için çalıştırılmaları gerektiğini düşünüyoruz.

* Her canlının yaşam hakkı var ve bu yaşam hakkının insan eliyle korunması gerekiyor. Bu da ancak kanunlarla mümkün olacaktır. (DHA)