SON DAKİKA

Yargıtay’ın ‘Eş sevgiliden tazminat isteyemez’ kararının gerekçesi belli oldu

Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulu, aldatılan eşin, eşi ile birlikte olan kişiden tazminat alamayacağına karar vermişti. O kararın gerekçesi belli oldu. Yasalarda bu konuda özel bit tazminat düzenlemesine yer verilmediği vurgulanan kararın gerekçesinde, “Bir kişilik hakkı ihlali bulunmadıkça, salt evli bir kişiyle birlikte olmak şeklindeki eyleminden dolayı aldatılan eşin üçüncü kişiden manevi tazminat isteyebilmesi mümkün değildir” denildi.

Bu haber 08 Aralık 2018 - 14:02 'de eklendi ve 1 kez görüntülendi.

 

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, evli erkekle birlikte olan kadının, mağdur olan kadına tazminat ödenmesi yönünde karar verdi. Bu kararın ardından bu konuda dava patlaması yaşandı. Yargıtay da görüş ayrılığı yaşanmaya başlandı. Bazı dosyalarda tazminat kararı verilirken, bazı dosyalarda tazminatın reddi yönünde kararlara imza atıldı. İki avukat bu konuda yaşanan görüş ayrılığının ortadan kaldırılması için konuyu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulu’na taşıdı.

“TAZMİNAT İSTEMİNDE BULUNULAMAZ” KARARI

Habertür’kten Fevzi Çakır’ın haberine göre, Kurul, 6 Temmuz 2018’de son sözü söyledi. Oyçokluğu ile Kurul, evlilik birliği devam ederken eşlerden biri ile evli olduğunu bilerek birlikte olan üçüncü kişiye karşı diğer eşin manevi tazminat isteminde bulunamayacağına karar verdi…

KARARIN GEREKÇESİ BELLİ OLDU

İşte bu kritik kararın gerekçesi belli oldu. Yasalarda bu konuya ilişkin özel bir düzenleme yer almadığı vurgulanan gerekçede şu değerlendirmeler yer verildi:

SORUMLU TUTULMAZ: Üçüncü kişinin (eş ile birlikte olan sevgilinin) fiilinin haksız fiil olarak nitelendirilebilmesine olanak bulunmadığından sadece aldatma fiiline iştirak etmesi nedeniyle, aldatan eşle birlikte Türk Borçlar Kanunu’nun 61. maddesi çerçevesinde müteselsilen sorumlu tutulabilmesi mümkün değildir.

KANUNLARDA ÖZEL BİR TAZMİNAT HÜKMÜ YOK: Evlilik birliği devam ederken eşlerden biri ile evli olduğunu bilerek birlikte olan üçüncü kişinin, aldatılan eşe karşı manevi tazminat sorumluluğu ile ilgili olarak kanunlarımızda özel bir tazminat hükmü yer almamasına rağmen, haksız fiile ilişkin genel koşulları da taşımayan eyleminden dolayı üçüncü kişi aleyhine yargı kararıyla tazminat sorumluluğu ihdas edilmesi, evlilik birliğinin ve aile bütünlüğünün korunması gibi saiklerle dahi kabul görmemelidir.

KİŞİLİK HAKKI İHALLİ VARSA OLABİLİR: Üçüncü kişinin katıldığı aldatma eylemi ile bağlantılı olmakla birlikte sadakatsizlik olgusundan farklı olarak, bağımsız, özel ve nitelikli bir kişilik hakkı ihlali durumunda, eş söyleyişle üçüncü kişinin doğrudan aldatılan eşin kişilik değerlerine yönelik hukuka aykırı bir fiilde bulunması durumunda manevi tazminat sorumluluğunun doğacağında tereddüt bulunmamaktadır. Bu kapsamda örneğin, aldatma eylemi ile bağlantılı olarak üçüncü kişinin, aldatılan eşin konut dokunulmazlığını ihlal etmesi, özel yaşamına müdahale etmesi, sır alanına girmesi, ele geçirdiği bazı özel bilgileri ifşa etmesi, kullandığı söz ve diğer ifadeler ile onur ve saygınlığını zedelemesi gibi eylemlerinde hukuka aykırılık unsurunun gerçekleştiği şüphesizdir.

SALT EVLİ BİR KİŞİ İLE BİRLİKTE OLMA YETMEZ: Üçüncü kişi tarafından gerçekleştirilen başkaca bir kişilik hakkı ihlali bulunmadıkça, salt evli bir kişiyle birlikte olmak şeklindeki eyleminden dolayı aldatılan eşin üçüncü kişiden manevi tazminat isteyebilmesinin mümkün bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

SEVGİLİDEN TAZMİNAT İSTENEMEYECEK
Bu karar sonrası aldatılan eş, eşi ile birlikte olan kişi ye da kişilerden tazminat alamayacak.