Kılıçdaroğlu: Güçlendirilmiş parlamenter sistemi getireceğiz « MedyaPress

23 Ekim 2021 - 23:31

Kılıçdaroğlu: Güçlendirilmiş parlamenter sistemi getireceğiz

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Meclis’te yeni yasama yılının ilk grup toplantısında kürsüdeydi. Kılıçdaroğlu sistem tartışmasına değindi, “Güçlendirilmiş parlamenter sistemde milletvekilleri milletin vekili olacak” dedi.

Kılıçdaroğlu: Güçlendirilmiş parlamenter sistemi getireceğiz
Son Güncelleme :

05 Ekim 2021 - 18:36

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu.

Kılıçdaroğlu, konuşmasında, yeni yasama yılının hayırlı olmasını dileyerek, “Parlamentonun Milli Kurtuluş Savaşında gösterdiği çabayı göstermesini isteriz. TBMM’de görev alan milletvekillerinin birilerinin değil, milletin vekili olmasını isteriz. Milletin vekilleri ancak milletin sorunlarına çözüm üretirler. Eğer bazı milletvekilleri milletin vekili değil de iradesini saraya veya birilerine teslim etmişse o kişiler milletin vekili olamaz. Biz, ‘Güçlendirilmiş parlamenter sistemi getireceğiz’ derken ana felsefemiz bu; milletvekili milletin vekili olmalı.” diye konuştu.

İktidar olacaklarını ve ilk çıkaracakları kanunun “Siyasi Ahlak Kanunu” olacağını belirten Kılıçdaroğlu, “Bu parlamentoda ahlak olmazsa olmazımızdır. Bunu yapacağız.” ifadesini kullandı. Düşüncelerinden, inancından ve kimliğinden dolayı kimseyi ötekileştirmeyeceklerini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Adımız ne, Halk Partisi, halkın partisi olacağız.” sözlerini sarf etti.

“CHP iktidar olduğunda elde ettiğimiz kazanımlar elimizden alınır mı?” diye soranların olduğunu anlatan Kılıçdaroğlu, “Hiçbir kazanım ellerinizden alınmadığı gibi yeni kazanımlara sahip olacaksınız CHP iktidarında. İnşallah iktidar olacağız, göreceksiniz. En özgür şekilde bizi eleştireceksiniz. Sabahın köründe polis gelip kapınıza vurmayacak, ‘neden eleştirdiniz’ diye. Ama biz, sizin eleştirilerinizden ders çıkaracağız. Çünkü her eleştirinin kendine göre haklı bir payı olabilir.” değerlendirmesinde bulundu.

“Hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek”

Siyasetçilerin alkıştan çok eleştiriye ihtiyacı olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, eleştiri geldiği müddetçe siyasetçinin adımını daha dikkatli atacağını söyledi.

“En önemlisi aradığınız adaleti getireceğiz.” diyen Kılıçdaroğlu, adaletin olduğu ülkede herkesin rahat konuşabileceğini dile getirdi. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“19 yıl bir kişi iktidar olup da hala yurt sorununu çözememişse o zaman bir sorun var demektir. Halkın sorunlarını çözmek gibi bir düşünceleri yok. Amaç; cebimizi nasıl doldururuz. Ankara’nın içini boşaltıyorlar. Şimdi de parça parça, Merkez Bankasını İstanbul’a nasıl taşıyacağız? 72 katlı bina yapmışlar. Sözde finans merkezi yapacaklar. Tefeciler Londra’da olmasın da o yüksek binada olsun. Neden bir de Londra’ya gidip hizmet edelim? Allah inandırsın, o binayı öğrenci yurdu yapacağım. Merkez Bankası burada kalacak. Herkes şundan emin olsun, yoksulluğu gerçekten tarihe gömeceğiz. Bu coğrafyada hangi inançtan, kimlikten, yaşam tarzından olursa olsun hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek. Bunu yapmadığınızda o zaman siyaseti niye yapıyorsunuz? Bunu sağlayacağız.”

Kılıçdaroğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, “rüşvet alan siyasetçi” hakkındaki sözlerine konu olan kişiye kimsenin dokunmadığını söyledi.

AK Parti ve MHP’ye oy verenlere seslenen Kılıçdaroğlu, temiz siyaset isteyenlerin; bu kirliliğe yol açanlar ile rüşvet alanlara soruşturma açamayan savcı istemeyenlerin haktan, adaletten ve CHP’den yana olmasını istedi.

Devleti yönetenlerin topluma örnek olması gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, son günlerde bazı gazete haberlerinde, vergi cennetlerine kaçırılan tutarların yer aldığını anlattı.

Kılıçdaroğlu, 2006’da vergi cennetlerine ilişkin bir düzenleme yapıldığını ancak aradan geçen sürede buna ilişkin kararname çıkarılmadığını ifade ederek, “2006-2021 bu kararname niçin çıkmıyor? Ben söyleyeyim, uyuşturucu baronlarının paraları ve rüşvet paraları için çıkmıyor. Rüşveti alacaksın oraya götüreceksin, oradan Türkiye’ye getireceksin, meşruiyet kazandıracaksın. Uyuşturucu paralarını oradan getireceksin, meşruiyet kazandıracaksın. Türkiye’yi kocaman bir çamaşırhaneye döndürdünüz. Rüşvetin, baronların paralarının, fuhuş, insan kaçakçılığı paralarının meşrulaştırıldığı bir Türkiye’yi siz kabul ediyor musunuz?” diye sordu.

“Kara kış ekonomisi”

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin “kara kış ekonomisi” yaşayacağını; vatandaşların faturalarını ödeyemediğini, daha zamlar gelmediği için bahar yaşandığını savunarak, “Kara kışta göreceksiniz Erdoğan ekonomisinin milleti nasıl perişan ettiğini. Yağmur gibi zamlar gelecek.” diye konuştu.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının internet sitesinde, elektrik faturasını ödeyemeyenlere ilişkin verilerin paylaşıldığını aktaran Kılıçdaroğlu, buna göre, Ocak 2021’de 1 milyon 37 bin olan rakamın, Nisan 2021’de 5 milyon 166 bine yükseldiğini bildirdi. Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Milletin gözünü boyamak için Erdoğan Tarım Kredi Kooperatiflerinin marketine gidiyor, ‘Fiyatlar gayet uygun’ diyor. Sana göre fiyatlar çok uygun. Sen elektrik, su, doğal gaz, dolmuş, taksi, uçak parası ödemezsin. Sen bedava yaşıyorsun zaten. Sen acaba 2 bin 825 lira aylık alan bir asgari ücretlinin nasıl geçindiğini biliyor musun? Bu asgari ücretli elektrik, su, doğal gaz, yol masrafı, okul masrafı, kira öder. Sen oturup bir ay 2 bin 825 lirayla geçin bakalım, nasıl oluyor? Erdoğan sözde markete gidiyor, kamuoyuna açıklamalar yapıyor, cebinden parayı çıkarıp 1000 küsur lira ödüyor, ‘Fiyatlar gayet uygunmuş’ diyor. Sen fiyatların ne olduğunu bilmiyor musun? Türkiye’yi nereden nereye getirdiğini bilmiyor musun?”

Konut kiralarındaki artışa dikkati çeken Kılıçdaroğlu, Ağustos 2020-Ağustos 2021 arasında İstanbul’da yüzde 63, Ankara’da ise yüzde 35 artış olduğunu söyledi.

“Demokratik yollarla hesap sormalı”

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “elin oğlunun” düşük faizle, Türkiye’nin ise çok yüksek faizle borçlandığını savunarak, Türkiye’nin borcunun 171 milyar dolarının kur farkından kaynaklandığını söyledi.

Bu borcu fakir fukaranın ödeyeceğini dile getiren Kılıçdaroğlu, vatandaşların, Türkiye’yi bu hale getirenden demokratik yollarla hesap sorması gerektiğini öne sürdü.

“Bazen soruyorlar, ‘Siz bunlardan hesap sormayacak mısınız?’ diye. AK Parti 2002’de Meclis’e geldiğinde Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu kurdu. İnşallah aynı şeyi yapacağız, Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu kuracak, bütün yolsuzlukları milletin önüne koyacağız. Bütün uzmanları, denetim elemanlarını çağıracağız. Geçmişte ne yaptılarsa aynısını yapacağız. Farklı bir şey yaparsak diyecekler ki ‘bunlar intikam alıyor.’ Hayır, devlet kin ve intikam duygusuyla değil adalet ile yönetilir. Ama birisi devleti soyuyorsa, tüyü bitmemiş yetimin hakkını alıyorsa, ağzındaki lokmayı yiyorsa kusura bakmasınlar onun da hesabını sormamız lazım. Aksi halde devleti yönetemezsiniz. Devletin bürokratik kademelerinden bütün hırsızları temizleyeceğim, bunun sözünü veriyorum.”

İktidarın, yönetimden gideceğini anladığı için en küçüğünden en büyüğüne vurgun yapmaya çalıştığını iddia eden Kılıçdaroğlu, “Baronlara dokunamıyorlar bile. Hapisteki baronu serbest bırakıyorlar. Çünkü o baron siyasetçiyi teslim almıştır, satın almıştır. Eğer bir uyuşturucu baronu bir siyasetçiyi parayla satın alıyorsa, onun bu memlekete vereceği ne fayda var?” sorusunu yöneltti.

Kılıçdaroğlu, Türkiye’de düzgün, yeni ve ahlaklı bir sayfa açacaklarını, böylece ülkeye en büyük hizmeti yapmış olacaklarını, bu şekilde adaleti de ayağa kaldıracaklarını ifade etti. Kılıçdaroğlu, “Saraydan talimat alıp ona göre karar veren ve dava açan savcılara da sesleniyorum; siz de kendi geleceğinizi düşünün. Adaleti yerine getirmek, saraydan talimat almakla olmaz. Saraydan talimat alıp karar veriyorsanız, sizin adalet mekanizması içinde de ahlaki düzende de yeriniz yoktur. Siz adalet değil, adaletsizlik dağıtıyorsunuz. Biz bunları düzeltemezsek o zaman niye siyaset yapıyoruz?” dedi.

Fotoğraf: AA

[Fotoğraf: AA]

“Bunları unutacak mıyım sevgili Erdoğan?”

Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul’da bir araya geldiği kantinci esnafının, salgın döneminde “sahipsiz ve yalnız kaldıklarını” söylediğini aktardı.

Toplam 50 bin kantinde, yaklaşık 300 bin çalışan bulunduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, kantinlerin aile işletmesi olarak faaliyet gösterdiğini, çalışanlarının yüzde 60’ının kadın olduğunu dile getirdi. Kadınların çalışıp, üretmesinin önemine işaret eden Kılıçdaroğlu, “Milli Eğitim Bakanlığına çağrı yapalım; 2 yıl süreyle kantincilerden kira almayın.” dedi.

Emekli polislerle de, her türlü engellemeye rağmen bir araya geldiğini anlatan Kılıçdaroğlu, İstanbul’da da emekli polislerle buluşacağını bildirdi. Kılıçdaroğlu, Emniyet teşkilatının 150 yıllık bir kurum olduğunu ancak sıcak siyasetin girmesiyle liyakatin yerle bir edildiğini iddia ederek, “Emniyet müdürüyle konuşuyorum, ‘Öyle bir haldeyiz ki, bekçinin masasını değiştiremiyorum, değiştirdiğim an 7-8 telefon birden geliyor. Ben nasıl yöneteceğim?’ diyor. Eğer siyaset, polise ve yargıya müdahale ederse Türkiye’de yeraltı dünyası güçlenmiş olur. Şu anda hükümete, şöyle veya böyle talimat veren yeraltı dünyasıdır. Çok iddialıyım. Zindaşti’yi serbest bırakan kim? Orta Doğu’nun en büyük baronu, polis yakalamış, hapse atmış. Kim serbest bıraktı bu adamı?” diye konuştu.

İki askerin yakıldığı görüntülerin yer aldığı videoya işaret eden Kılıçdaroğlu, bu olayda talimat verdiği iddiasıyla tutuklanan ancak daha sonra serbest bırakılan terör örgütü mensubunun, buna ilişkin bir haber üzerine yeniden tutuklandığını anlattı. Kılıçdaroğlu, “Kim bu adamı serbest bıraktı? Kaç lira para aldı da serbest bıraktı? Erdoğan bütün bunların karşısında neden susuyor? Sen baronlardan mı halktan mı yanasın? Sezgin Baran Korkmaz’ı önce kim tutukladı, sonra kim serbest bıraktı? Serbest bırakan adamlarla ilgili kararı alan insanlardan birisini getirdin Adalet Bakanlığına Bakan Yardımcısı yaptın, yasa dışı görev yaptı diye. Birisini de getirdin Anayasa Mahkemesine üye yaptın. Ben bunları unutacak mıyım sevgili Erdoğan? Asla unutmam. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytansa, ne olursa olsun haksızlık karşısında asla ve asla susmayacağım.” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, 1934’de çıkan Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun 4. maddesinin, polisin, hiçbir surette vazifesinden başka işte kullanılamayacağını içerdiğini söyledi.

Polisin, yasaların verdiği görevi yapması gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Talimatla, polisler hiç ilgisi olmayan yerlerde görev yapıyor. 12 saat, 24 saat görev yapıyor, yolun kenarına dikiyorsunuz. Bu insan yemek yiyecek, tuvalete gidecek. Böyle imkanları var mı? Bu insan değil mi kardeşim? Polis kardeşlerime de sesleniyorum, sizin hakkınızı, hukukunuzu dostlarımızla beraber sağlayacağız.” diye konuştu.

Emniyet Genel Müdürünün geleceğinin, birilerinin iki dudağının arasında olmaması gerektiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, “Merkez Bankası Başkanına ve BDDK Başkanına hangi teminatlar veriliyorsa Emniyet Genel Müdürüne de o teminatları verilecek, sıcak siyasetin dışında tutacağız.” ifadesini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“12 saat 24 saat mesaide çalıştırıyorlar, peki çalıştırdığının karşılığını, parasını ödüyor musun? Hayır ödemiyorsun. Anayasa, ‘angarya yasaktır’, ‘bedava insan çalıştırmak yasaktır’ demiyor mu; diyor. İçişleri Bakanı, ‘Polislik bir maaş mesleği değildir, kim böyle düşünüyorsa orada bir dakika durmasın’ diyor. Sayın Bakan, senin orada bir dakika bile durman ayıptır. ’10 bin dolar rüşvet alıyor’ diye çıkıp konuştun, savcılığa suç duyurusunda bulunacaktın, niye bulunmadın? Bir İçişleri Bakanı, üstelik polisler ve jandarmadan sorumlu bir İçişleri Bakanı rüşveti ve rüşvetçiyi koruyorsa temiz adam değildir.”

“Gereğini yapmıyorsan polislerden özür dileyeceksin”

Polislerin, çalışırken aldığı aile yardımını emekli olduktan ya da boşandıktan sonra alamadığını anımsatan Kılıçdaroğlu, kendisini mitinglerde koruyan polislerin talebi üzerine, 3600 ek gösterge konusunu gündeme getirdiğini anlattı.

Kılıçdaroğlu, “Sürekli söyledik sonunda Erdoğan da dedi ki; ‘3600 ek göstergeyi getireceğiz’. Partisinin seçim bildirgesini açıklarken, ‘polis, öğretmen, hemşire, din görevlilerimize bir müjde vermek istiyorum, emeklilik göstergelerini 3600’a çıkaracağız’ denildi. 2018, ne kadar geçti aradan? Neden çıkmıyor? Oturduğun bu koltuk verdiği sözü tutma koltuğudur, sıradan bir koltuk değildir orası. Söz veriyorsan gereğini yapacaksın, gereğini yapmıyorsan çıkıp polislerin tümünden özür dileyeceksin. Hem özür dilemiyorsun hem söz vermeye devam ediyorsun. Bu, siyasete güvensizliği getirir.” görüşünü paylaştı.

Sayıştayın, Vakıflar Genel Müdürlüğüne ilişkin denetim raporunda, 177 şehit çocuğuna verilmesi gereken bursun verilmediği bilgisinin yer aldığını aktaran Kılıçdaroğlu, “Devletin nasıl yönetildiğini görüyorsunuz. AK Parti’ye, MHP’ye oy veren kardeşim, sevgili ülkücü kardeşim; ‘şehit çocuğuna burs veriyoruz’ diye şehitlikle ilgisi olmayanlara burs veriyorlar, buna ‘evet’ diyor musun?” sorusunu yöneltti.

Tarımda planlama çağrısı

Tarım çalıştayı yaptıklarını hatırlatan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Karnımızın doyması, çoluk çocuğumuzun temiz gıdalarla beslenmesi gerekiyor. Peki nasıl oluyor da Türkiye Cumhuriyeti Devleti, fasulyeden nohuta, mercimeğine; etinden samanına kadar yurt dışından ithal ediyor? Bu soruyu da geçmişte AK Parti’ye, MHP’ye oy veren kardeşlerime soruyorum. Oturup düşünmemiz lazım. Her ürünün bir taban fiyatı olacak. Maliyet, artı makul kar, eşittir taban fiyat. Bu; hiçbir çiftçi zarar etmeyecek demektir.

19 yılın sonunda nereye geldik? Çiftçi bakıyor bu sene patates çok iyi, hep beraber patates ekelim, soğan iyi soğan ekelim, ertesi yıl hep beraber batıyorlar. Sorumlu kim, çiftçi değil, devleti yönetenler. Desin ki; sen şu kadar patates ekeceksin, sen yulaf, sen bakla, sen fidan, sen besicilik yapacaksın. Maliyeti çıkaracağım, ziraat odaları başkanlarını çağıracağım. Gel kardeşim senin uzmanlarınla, devletin uzmanları bir araya gelecekler. Maliyeti çıkaracağız, makul karı koyacağız. Sen de ben de bileceğiz ki bunun üzerinde özel sektör alsın isterse ihracat yapsın. Böylece her çiftçi ben mahvoldum demeyecek. Çiftçilerin maliyetini arttıran girdiler var. Teşvik edeceğiz, tamamını Türkiye’de üreteceğiz. Türkiye gübre üretemez mi? Teşvik vereceğiz, gübre üret kardeşim. İçeride üretirsek fabrika olur, işçi çalışır, maliyeti düşük olur.”

“Kim yurt dışına dolarlarını götürüyor biliyoruz, hesabını çiftçi adına soracağız” ifadesini kullanan Kılıçdaroğlu, halkın iktidarında, hiçbir çiftçinin traktörünün ve hayvanının haczedilmeyeceğini vurguladı.

Çiftçinin, ürününü sattıktan sonra elektrik faturasını ödeyeceğini dile getiren Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Orada da faiz ödemeyecek. Çiftçinin hakkını koruyacağım. Çiftçinin kullandığı mazottan ÖTV almayacağız. Besicilik yapan, toprağını eken biçenlere veteriner, ziraat teknisyeni göndereceğiz, çiftçiye destek olacağız. Çiftçiyi alacaklar ve eğitecekler, daha kaliteli, daha verimli ürün elde edecekler. Kooperatifleri teşvik edeceğiz. Belediyelerimiz, kırsalla belediye arasında ve kırsalla kent arasında son derece güzel çalışmalar yapıyorlar. Ürettiği ürünleri, büyük şehirlerde açtığımız marketlerde satıyor, kadınlar da erkekler de kazanıyor, herkes kazanıyor.”

sperrmüll abgeben

Taksim escort Etiler escort Nişantaşı escort Ortaköy escort Aksaray escort Cihangir escort Beşiktaş escort Levent escort Beyoğlu escort Zeytinburnu escort Bağcılar escort Merter escort Haramidere escort Yenibostan escort Silivri escort Küçükçekmece escort Büyükçekmece escort Çağlayan escort Topkapı escort Dubai escort privatmodelle berlin Seks hikayeleri Seks hikayeleri backlink seo