SON DAKİKA

ABD’den Doğu Akdeniz açıklaması

ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Matthew Palmer, Doğu Akdeniz’in ülkesi için stratejik öneme sahip olduğunu belirterek, “Doğu Akdeniz, ABD’nin bir dizi stratejik çıkarının ve önemli ortaklarının bulunduğu bir bölge. Biz Doğu Akdeniz’e, yeni hidrokarbon kaynaklarının bulunduğu, enerji kaynakları açısından da giderek önemi artan bir bölge olarak bakıyoruz.” dedi.

Bu haber 08 Haziran 2019 - 23:56 'de eklendi ve 2 kez görüntülendi.

2003-2006 yıllarında ABD’nin Lefkoşa’daki Büyükelçiliğinde görev yapan  ABD Dışişleri Bakanlığı Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı  Palmer, Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK), Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon tartışmaları,  ABD’nin Doğu Akdeniz’deki askeri varlığı ve Kıbrıs sorununa ilişkin açıklamalarda  bulundu.

Doğu Akdeniz’de ABD’nin ulusal güvenliğini de ilgilendiren birçok  husus bulunduğunu söyleyen Palmer, Yunanistan, İsrail ve Güney Kıbrıs Rum  Yönetimi ile yakın iş birliğine dikkati çekti. Palmer, Kıbrıslı Türkleri dost ve  ortak, Türkiye’yi de bölgede önemli bir müttefik olarak tanımladı.

Palmer, Kıbrıs’ta çözümün ABD için hala öncelik olduğunu, bunun enerji  dahil birçok alanda iş birliğinin önünü açacağını dile getirerek, Washington’ın,  iki kesimli, iki toplumlu, federal bir çözüme desteğini sürdürdüğünü ancak yeni  model bir görüşmenin iki liderin kararına bağlı olduğunu ifade etti.

Matthew Palmer, Doğu Akdeniz’de ülkesinin çeşitli stratejik çıkarları  bulunduğunu, buranın enerji kaynakları açısından önemi giderek artan bir bölge  olduğunu söyledi.

Ülkesinin bölgede 10 savaş gemisi, 130 savaş uçağı ve yaklaşık 9 bin  askeri bulunduğu hatırlatılan Palmer, Doğu Akdeniz’in ABD’nin ulusal güvenliğini  de ilgilendiren çok sayıda hususun bulunduğu bir bölge olduğunu yineledi.

“Bölgedeki enerji kaynakları Avrupa’nın enerji güvenliğine katkı  yapacak”

ABD’nin Fransa gibi adada bir üs arayışında olmadığını vurgulayan  Palmer, şöyle devam etti:

“Doğu Akdeniz, ABD’nin bir dizi stratejik çıkarının ve önemli  ortaklarının bulunduğu bir bölge.  Biz Doğu Akdeniz’e, yeni hidrokarbon  kaynaklarının bulunduğu, enerji kaynakları açısından da giderek önemi artan bir  bölge olarak bakıyoruz. Bölgedeki enerji kaynaklarının Avrupa’nın enerji  güvenliğine, enerji ithalatını çeşitlendirmesine katkı yapacağını düşünüyoruz.  Bunun yanı sıra Doğu Akdeniz’de terörle mücadele, uyuşturucuyla mücadele, insan  kaçakçılığı, göç gibi ABD’nin ulusal güvenliğini de yakından ilgilendiren birçok  farklı konuyla da ilgileniyoruz.”

Palmer, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun da katıldığı, Yunanistan,  Güney Kıbrıs Rum Kesimi ve İsrail liderlerinin  “3 1” toplantısını hatırlatarak,  ülkesinin bölgedeki ortaklarıyla yakın çalıştığını belirtti.

Kıbrıs Rum Kesimi’ni “stratejik ortak” olarak tanımlayan Amerikalı  diplomat, “Kıbrıslı dostlarımızla ortak gündemimize ilişkin yakın şekilde  çalışıyoruz. Bu değer verdiğimiz, derinleştirmek ve güçlendirmek istediğimiz bir  ilişki.” dedi.

“Kıbrıslı Türkler ve Türkiye, ABD için önemli”

Palmer, ABD’nin bölge özelinde Kıbrıslı Türkler ve Türkiye ile  ilişkilerine yönelik soruya şu yanıtı verdi:

“Kıbrıslı Türkler bizim için dost ve ortak. Biz Kıbrıslı Türk  liderlerle düzenli temas halindeyiz.   Türkiye de ABD’nin on yıllardır önemli bir  müttefiki. Türkiye ile ilişkilere değer veriyoruz. Bizim için önemli ve yararlı.  Türkiye için de öyle. PKK terörüyle mücadelede yakın şekilde çalışıyoruz,  özellikle Irak’ta. Suriye’de istikrarın sağlanması ve Suriye halkının daha iyi  bir geleceğe sahip olması için de birlikte çalışıyoruz.”

“ABD, bölgedeki anlaşmazlıkların barışçıl şekilde ele alınmasından  yana”

Doğu Akdeniz’deki enerji paylaşımına ilişkin tartışmaların sorulması  üzerine de Palmer, “Adada hidrokarbon kaynaklarının kapsamlı bir çözüm  çerçevesinde toplumlar arasında adilane paylaşılması gerektiğini savunuyoruz.”   dedi.

Palmer, Türkiye’nin Kıbrıs açıklarındaki sondaj faaliyetlerini  eleştirdi, bu faaliyetlerin durdurulmasını istediklerini söyledi.

ABD’nin, bölgedeki anlaşmazlıkların barışçıl şekilde ele alınmasından  yana olduğunu belirten Palmer, çözüme varılması halinde enerji dahil birçok  alanda iş birliğinin önünün açılacağını ifade etti. Palmer, şunları kaydetti:

“Bir noktanın altını çizmek istiyorum, iki kesimli, iki toplumlu  federal bir çözüme varılması, bölgesel iş birliği ve barışa katkı yapacak. Enerji  dahil birçok alanda iş birliğinin önünü açacak. Bir çözüm olmadan bunların  gerçekleşmesi zor. Biz, tarafların müzakere sürecine bağlı kalması ve kalıcı bir  çözüme ulaşarak enerji dahil iş birliğini oluşturacak koşulları yaratması  konusunda umutluyuz.”

Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının hangi güzergahtan Avrupa’ya  ulaşmasının en mantıklı yol olduğu sorusuna yanıt vermekten kaçınan Matthew  Palmer, “Buna muhtemelen petrol ve gaz şirketleri karar verecek.” dedi.

Palmer, adada çözüme ulaşmanın hala ABD’nin öncelikleri arasında  olduğunu yineleyerek, “Müzakerelerin başlayıp başlamayacağı ya da ne zaman  başlayacağı konusunda bir öngörüde bulunmak istemiyorum.” ifadesini kullandı.