SON DAKİKA

Dünya sarsıldı! Ve İran korkutan açıklamayı yaptı

İran Hükümet Sözcüs Rabiee, “İran Nükleer Anlaşması” dahilinde sınırlanan zenginleştirilmiş uranyum üretimine dair yükümlülüklerini düşürerek, yüzde 3.67 sınırını bugün aştıklarını duyurdu. Macron’la görüşen Ruhani, ülkesine yönelik tüm yaptırımların kaldırılması halinde ABD’nin de aralarında olduğu ülkelerle yeni bir başlangıç yapabileceklerini belirtti. Öte yandan, Tahran’ın Avrupa’ya verdiği süre de bugün doldu.

Bu haber 07 Temmuz 2019 - 10:46 'de eklendi ve 2 kez görüntülendi.

İran Hükümet Sözcüsü Ali Rabiee, “İran Nükleer Anlaşması” dahilinde sınırlanan zenginleştirilmiş uranyum üretimine dair yükümlülüklerini düşürerek, yüzde 3.67 sınırını bugün aştıklarını duyurdu.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Syed Abbas Araghchi ve uluslararası Atom Enerjisi Organizasyonu sözcüsü Behrouz Kamalwandi ile birlikte basın toplantısı düzenleyen Rabiee, Avrupa’ya yüzde 3.67’lik zenginleştirilmiş uranyum üretimi sınırını ülkenin ihtiyaçları doğrultusunda yükselttiğini açıkladı.

MACRON VE RUHANİ GÖRÜŞMESİ

İran Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Ruhani ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron yaptıkları telefon görüşmesinde nükleer anlaşmayı ele aldı.

ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesinden sonra yaptırımlara rağmen anlaşmanın korunması için İran’ın 14 ay “stratejik sabır” gösterdiğini Fransız mevkidaşı Macron’a aktaran Ruhani, Tahran’ın nükleer anlaşmadaki taahhütlerini kısmen durdurma kararının anlaşmanın korunması için alındığını ifade etti.

ABD’nin İran’a yönelik yaptırım ve ekonomik baskılarını “terör eylemi” ve “ekonomik savaş” olarak niteleyen Ruhani, “Bu ekonomik savaşın devamı bölgede ve dünyada yeni tehditler ortaya çıkarabilir” uyarısında bulundu.

Ruhani, ülkesine yönelik tüm yaptırımların durdurulması gerektiğini vurgulayarak, “Tüm yaptırımların durdurulması İran ile P5 1 (ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa ve Almanya) arasında yeni bir hareketin başlangıcı olabilir” değerlendirmesinde bulundu.

“AB NÜKLEER ANLAŞMANIN KORUNMASINI İSTİYOR”

Fransa Cumhurbaşkanı Macron da ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesine başından beri karşı olduklarını hatırlatarak, “Avrupa Birliği, nükleer anlaşmanın korunmasını istiyor ve bunun için çaba gösteriyor. Avrupa’nın, ABD yaptırımlarını etkisiz kılmak için ortaya koyduğu çabaların yetersiz olduğunu kabul ediyorum ancak bunu telafi etmek için elimizden geleni yapacağız” ifadelerini kullandı.

Durumu kontrol altında tutmak ve nükleer anlaşmayı korumak için yeni planlar ve önlemler gerektiğini belirten Macron, anlaşmanın sona ermesinin herkes için başarısızlık ve üzücü olacağını kaydetti.

TAHRAN’IN AVRUPA’YA VERDİĞİ SÜRE BUGÜN DOLDU

Ruhani, ABD’nin yaptırımlarına karşılık 8 Mayıs’ta ülkesinin nükleer anlaşmadaki taahhütlerini azalttığını ve anlaşmanın taraflarına İran’ın çıkarlarını koruyacak önlemler alması için 60 gün süre verdiklerini duyurmuştu. İran’ın verdiği süre yarın (bugün) doluyor. İran hükümetinin basın toplantısıyla uranyum zenginleştirme oranını yüzde 5’e çıkaracağını açıklaması bekleniyor.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 5 daimi üyesi ve Almanya ile İran arasında 2015’te imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) olarak adlandırılan nükleer anlaşma, Tahran’a yüzde 3,67 oranında uranyum zenginleştirme faaliyetini sürdürme hakkı veriyor.

İran, nükleer anlaşma metninde, “Yaptırımların geri getirilmesi halinde ya da taraflardan birinin anlaşmadaki sorumluluklarını yerine getirmediği durumda İran’ın nükleer anlaşmadaki yükümlülüklerini tamamen ya da kısmen durdurabileceğini” ifade eden 26 ve 36’ncı maddeyi esas aldığını belirtiyor.

ABD yönetimi, nükleer anlaşmadan Mayıs 2018’de tek taraflı çekilerek İran’a yönelik yaptırımları geri getirmişti.

Washington’un anlaşmadan çekilmesinin ardından Tahran yönetimini nükleer anlaşmada tutmak isteyen Almanya, İngiltere ve Fransa, İran ile ticareti kolaylaştırmak ve Avrupalı şirketleri ABD’nin yaptırımlarından korumak için INSTEX adında özel bir ödeme mekanizması kurmuştu.

İran, sadece ilaç ve gıda ticaretini kapsayan INSTEX’in petrol ticaretine de imkan sağlaması gerektiğini belirtiyor.