Nazım Hikmet Ran sözleri ve şiirleri kısa 2 kıtalık! Nazım Hikmet kimdir? « MedyaPress

23 Eylül 2021 - 16:19

Nazım Hikmet Ran sözleri ve şiirleri kısa 2 kıtalık! Nazım Hikmet kimdir?

“Mavi gözlü dev” ve “Güzel yüzlü şair” lakapları ile tanınan Nazım Hikmet, vefatının 55. yılında sevenleri tarafından anılıyor. Sevenleri, ünlü şairin şiirlerini ve sözlerini sosyal medya hesabından paylaşarak anıyor. Peki, Nazım Hikmet Ran kimdir? İşte paylaşılabilecek en güzel Nazım Hikmet sözleri ve şiirleri…

Son Güncelleme :

03 Haziran 2018 - 13:45

Nazım Hikmet Ran sözleri ve şiirleri kısa 2 kıtalık! Nazım Hikmet kimdir?

Ünlü şair, roman ve oyun yazarı Nazım Hikmet Ran, vefatının 55. yılında anılıyor. Hayatının 11 yılını Bursa Hapishanesi’nde geçiren ve en güzel şiirlerini Bursa’da yazan Şişli Rus Escort dünyaca ünlü şair Nazım Hikmet’in şiirleri ve sözleri sevenleri tarafından sosyal medyada paylaşılıyor. Peki, Nazım Hikmet Ran kimdir? İşte Nazım Hikmet’in hayatı ve en güzel şiirleri ile sözleri…

NAZIM HİKMET SÖZLERİ

* “Sen yanmasan, Ben yanmasam, Biz yanmasak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?”

* “İnsan; Denizin olmadığı yerde, Umut adına, Martı olmalı…”

* “Bizim kalbimiz hep kırıktır çocuk. Ama yine de eksik etmeyiz sol cebimizden umudu…”

* “Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da, hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil…

* Nasıl etmeli de ağlayabilmeli farkına bile varmadan? Nasıl etmeli de ağlayabilmeli ayıpsız, aşikare, yağmur misali?

* Sevmek, sevdiğin kişiyle birlikte olmak değildir unutma! Çünkü aşk; onunla yaşamak değil, onu yaşamaktır aslında.

* Sen benim sarhoşluğumsun, ne ayıldım, ne ayılabilirim, ne ayılmak isterim!

* Ellerine dokunmak isterim, dokunamam arkasından camın. Ben bir şaşkın seyircisiyim gülüm, alacakaranlığımda oynadığım dramın.

* Gerçek şair kendi aşkı,kendi mutluluğu ve acısıyla uğraşmaz.Şiirlerinde halkının nabzı atmalıdır.

* Korkma bana âşık olmaktan ya da çekip gitmekten. Çünkü kalbimdeki hiçbir cesedi sahipsiz bırakmadım ben.

* Birgün bensizlik çalar kapını. Benli dünleri düşünür, avunursun… Sanma ki yalanlar içinde, ben gibi bir doğru bulursun…

* Seni seviyorum, ama nasıl, avuçlarımda camdan bir şey gibi kalbimi sıkıp parmaklarımı kanatarak kırasıya, çıldırasıya. 

* Hani derler ya ben sensiz yaşayamam diye işte ben onlardan değilim ben sensiz de yaşarım; ama seninle bir başka yaşarım.

* Kim bilir; masalınızın kahramanı, başka bir hikâyenin figüranı olmaya gitmiştir belki de. Değer mi gitmesine, gitmezdi değmese. 

* Kelebek misalidir aşk; Anlamayana ömrü günlük, Anlayana bir ömürlük!

* Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, şiirler yazdın. Peki o ne yaptı? deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta.

* Benim sevdasında bencil; ama yüreğinde sağlam sevdiğim. Aklıma gelişini seveyim: ne güzel darma duman ediyorsun beni.

* Aşkın bu denli sıradan olmadığına inanıyorum ben. Önce sıradanları yaşayacaksın ki, gerçek olanı anlayabilesin.

* Aşk, bazen gitmekle kalmak arasında verdiğin en büyük savaştır. Sevmeyenin aklı, gerçekten sevenin kalbi kazanır bu savaşı.

* Yapraklara dallara, yeşillere, allara, Nice nice yıllara gülüm, nice nice yıllara. Yaprak dala, al yeşile yaraşır, Gayrı bundan böyle vermem seni ellere.

NAZIM HİKMET ŞİİRLERİ

TAHİR İLE ZÜHRE
Tahir olmak ta ayıp değil
Zühre olmakta
Hatta sevda yüzünden ölmek te ayıp değil
Bütün iş Tahir ile Zühre olabilmekte yani yürekte….
Mesela bir barikatta döğüşerek
Mesela Kuzey Kutbu’nu keşfe giderken
Mesela denerken damarlarında bir serumu ölmek ayıp olur mu?
Tahir olmak ta ayıp değil Zühre olmak ta
Hatta sevda yüzünden ölmek te ayıp değil..
Seversin dünyayı doludizgin ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istersen dünyadan ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahir’i Zühre sevmeseydi artık Yahut hiç sevmeseydi Tahir ne kaybederdi Tahir’liğinden
Tahir olmak ta ayıp değil
Zühre olmak ta
Hatta sevda yüzünden ölmek te ayıp değil…

AŞK MÖNÜSÜ
Aşk dediğin
Emeklemeyecek
Sürünmeyecek aylarca.
Doğduğu gibi
Sarılacak hayata
Bir ceylan gibi.
Beyninin zelzelesi
Yüreğinin kıpırtısı
Bedeninin hevesi
Sarmalarsa eğer.
Öfkenin gazabına
Arzunun dayanılmazlığına
Vuracak prangasını.
İncinse de mavileri
Tükense de enkazlarda
Kurtarıcı timi sevgi olmalı
Umutsuzluklarda.
Dün nedir ki?
Yarını bilen var mı?
Dünya kaç günlük?
Deyip sarılmalı bugüne.
Bedenin ihanetine
Yüreğin yufkalığına
Hayatın acımasızlığına rağmen.
Dolu dolu yaşamalı aşkı
Mönüsüz, faturasız
Ve gailesiz.

NAZIM HİKMET KİMDİR?

1902: 15 Ocak’ta Selanik’te doğdu. Göztepe Taş Mektebi’nde ilkokulu bitirdi.

1913: İlk şiiri “Feryad-ı Vatan’ı yazdı.

1915: Heybeliada Bahriye Mektebi’ne girdi. Okulu bitirdikten sonra, Hamidiye Kruvazörü’ne güverte stajyer subayı olarak atandı.

1921: Orduyla ilişiği kesildi. Müllü Mücadele’ye katılmak üzere Anadolu’ya geçti ve Bolu Lisesi’nde kısa bir süre öğretmenlik yaptı. Daha sonra Moskova’ya geçti ve Doğu Emekçileri Komünist Üniversitesi’nde iktisat ve siyasal bilimler eğitimi aldı.

1924: Yurda döndü. Aydınlık Gazetesi’nde yayınlanan yazı ve şiirleri yüzünden 15 yıl hapsi istenince yeniden Sovyetler Birliği’ne gitti.

1928: Af Kanunu’ndan yararlanarak Türkiye’ye döndü ve Resimli Ay dergisinde çalışmaya başladı.

1935: 28 yıl hapis cezasına çarptırıldı ve 12 sene tutuklu kaldı. 1950’de yeniden Sovyetler Birliği’ne gitti.

1921: Türk vatandaşlığından çıkarıldı ve sonraki yıllarını Sofya, Varşova ve Moskova’da geçirdi.

1963: 3 Haziran’da kalp krizi sonucu yaşama veda ederek, Moskova’da toprağa verildi.

2009 Nazım Hikmet, yeniden Türk vatandaşlığına kabul olundu.

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.